PLEİADES® UYUMLANMA DENEYİMLERİ

PLEİADES® UYUMLANMA DENEYİMLERİ

Aktivasyon uygulaması, daha öncede belirtildiği gibi, beden sinir sistemi ile yakından alakalıdır. 

​Bunun nedeni bedenimizi çepeçevre örüntüsel olarak saran sinir hücreleri, nöronlar ve reseptörlerin, sinir sisteminin yapı taşları olmasıdır. Sinir sistemi aynı zamanda omurilik, kalp ve beynimiz ile direk iletişimdedir.

İletişim yolları üzerindeki reseptörlerin pasif duruma geçmesi veya pasif durumda olması gerekirken aktif duruma geçmesi zihinsel – ruhsal – bedensel bir çok olumsuz yan etkiye sebep olmaktadır.

Bununla beraber iç salgı bezlerinin kimyasal aktivitesi de sinir sistemimizin kapsayıcı ağı içerisinde yerini almaktadır.

Yani tüm bedenimizin kontrolü, idaresi ve yönetimi ve iletişimi sinir sistemi içinde biokimyasal ve elektriksel bir iletişimle ışık hızında sağlanmaktadır.

İşte bu yüzden birçok eylemi bir arada yerine getirirebilen bir bedene sahibiz.

Aktivasyon esnasında öz kopyamız olan “MORFİK ALANA” temas gerçekleştiğinden sinir sistemimiz formatlanarak orijinal yapısına dönüş sağlamak için start alır.

Bu esnada tüm nöronlar nasıl ve hangi yoldan ve hangi beden sistemi ile iletişime geçmesi gerekiyorsa ona göre mesajları bedenimizin her hücre, doku, kas ve organlarına iletir.

​Aynı anda bedende bir çok işlem gerçekleşmeye başlar. Bu işlemler istemsiz kas hareketlerimizi yöneten otonom sinir sisteminin aktive olması ile beraber parasempatik ve sempatik sinir sistemlerimiz arasında bir dengelenmeye yol açar.

Bu durumda AKTİVASYON esnasında istemsiz kas hareketleri görülebilir. Bu hareketler bedenimizin belli bölgelerinde hafif geri bildirimler olarakta gözlemlenebilirken, tüm bedende bir anda da görülebilir.

Bununla beraber beyin sistemimizde kimyasal reaksiyonlar sebebi ile aktif hale geçen epifiz ve hipofiz bezlerimizin melatonin ve dmt salgılaması ile beraber vizyonlar, olmayan sesler ve müzikler, kokular duyumsanabilir ve hissedilebilir.

Kalp organımız bedenimizin en önemli etken yöneticisi olduğundan ritmini değiştirerek nefes ve solunum yollarında dengeleme sürecine girebilir ve bununla beraber ağlama ve gülme gibi istem dışı faaliyetler gözlemlenebilir.

Zihinsel yapımızın bu durumdan etkilenerek geçmiş ve gelecekle ilgili korku ve kaygı düşüncelerimizin çözülmesine neden olması ile beraber çözülmeler yaşanabilir.

Bu anlatılanların tam aksine beynimiz rem uykusuna geçerek travmatik olayların etkileri olan bir çok duygusal çözülmeyi bu aşamada gerçekleştirebilir.

Endokrin sistemimizin iç salgı bezlerini salgılaması ile beraber hiçbir deneyimin de gözlenmediği ancak yenilenme sürecinde farklı deneyimlerin tecrübe edildiği de tespit edilmiştir.

AKTİVASYON esnasında hiçbir his ve deneyimin tecrübe edilmemesi, aynı bir ilacı aldıktan sonra etkisinin görülmesine benzer. Her bireyin bedensel his ve tecrübesi algı düzeyi farklıdır.

Bu yüzden Aktivasyon esnasındaki geri bildirimlerden çok yenilenme sürecinde ki deneyimler daha fazla gözlem alanına girmektedir.

Beden sinir sisteminin nöron ağında ağır hasar durumu olduğunda bu nöronların ilk önce yenilenmesi veya nöronun tamamen etkisiz olduğu durumlarda ise yeniden yeni nöron ağlarının yapılanması belirli süreçlerde olabilmektedir.

​Bu nöronların tekrar aktif olana kadar belirli bir aşama geçirmesi ve daha sonra aktivasyonu gerçekleştirmesi de gözlem sonuçlarında farkedilmiştir.

Yenilenme sürecine geçen bireylerin algı ve idraklarında sinir sisteminin yeniden yapılanarak bulunduğu düzeyden üst düzeye yükselmesi ile beraber hayat kalitelerinde, anlayışlarında ve sosyal durumlarında belirgin farklar gözlemlenir.

Birçok korku, takıntı ve bağımlıklıklar, psikolojik travmaların çözümü, yenilenme sürecinde görülür.

Psikolojik ve duygusal bağımlılıklarımızın kökeninde bedensel kimyamızın bize yaşattığı duygulara bağımlılık esastır.

Adrenalin, melatonin veya seratonin hormonlarının belirli stres durumlarından sonra yayılan salgılar olduğu bilinmektedir.

Ancak bu enzimlerin rahatlatıcı etkisi bir süre sonra pozitif bağımlılık yaratarak aynı deneyimin tekrar yaşanması isteğini doğurmaktadır.

Tüm olumsuz duyguların belirli döngülerde devam etmesi, beden kimyasalımıza da bağımlılık yaratmamızı ve o kimyasalın yayılması içinde gerekli şartların oluşturulması için kendimizi zorlamamıza neden olur.

Stres ve korku duygularının ardından salgılanan kimyasalların yarattığı pozitif etkiler sonucu ortaya çıkan bağımlılık ise gizli bağımlılığımızdır.

Yenilenme sürecinde endokrin sistemimizin ve beyin faaliyetlerimizim özellikle duyusal bölüm olan beyin limbik sisteminin dengelenmesi ile beraber bağımlılıklarında çözülmelere uğraması kaçınılmazdır.

Ancak yinede bu süreçler hakkında bilinmesi gereken en önemli konu samimiyet konusudur.

Bireylerin samimiyeti ölçüsünde ilerleme kaydedilmesi bu süreçler için en önemli etkendir.

​Bireylerin gerçekten kendilerine dürüst olması niyet mekanizmasını aktif ettiğinden aktivasyon öncesi dürüst olunmalı ve beklentiler ve nedenleri sorgulanmalıdır. Unutmamalıyız ki Dönüşüm için atılan dürüst bir adım bizi özgürleştirecektir.

AKTİVASYON NEDİR ?

PLEİADES AKTİVASYON SEANSI

Etkinlik Takvimi