İLİŞKİ SORUNU BİR SORUN DEĞİLDİR.

İLİŞKİ SORUNU BİR SORUN DEĞİLDİR.

Günümüz de spiritüel çalışmalar içinde yerini almaya başlayan partnerler arası ilişki sorunları ve çözme yolları her geçen gün eklenen yeni yöntemler ile çözüme kavuşturulmaya çalışılıyor.

Konunun derinlerine yani ruhuna indiğimiz zaman ise aslında “SORUNLU İLİŞKİ” kavramının hiç varolmadığını anlayabiliriz. Sorun ilişkilerde değil, ilişkilere yüklenen anlamlardadır. Hepimizin geçmişten bugüne gelen inançlarımız, kendimiz hakkında olumlu veya olumsuz yargılarımız ve beklentilerimiz vardır.

Kendimizle ne kadar barışık bir hayatımız varsa kendimizi o kadar tam ve bütün hissederiz. Tam ve bütün hissetmek demek, kendi varlığımız ile her an huzurlu ve dingin olabilmemiz anlamına gelir. Hatırlamalıyız ki tam olan tamamlanma ihtiyacı duymaz.

Tamamlanma ihtiyacı, kendimizi yalnız, değersiz ve anlamsız hissettiğimiz de ortaya çıkan bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç ise bir ilişki yoluyla giderilmek istendiğinde, karşımıza beklentiler çıkmaktadır. İlişkimiz eğer ihtiyaçlarımız temel alınarak kuruluyorsa sağlam bir zeminde olmadığını da bilmemiz gerekir.

Bu ihtiyaçlar maddi veya manevi olabilir. Bunlardan hangisi olursa olursa olsun beklentiler ile başlayan bir ilişkinin bir ilişki değil bağımlılık olduğunu da farketmemiz gerekir. İlişkilerde olan temel sorun aslında ilişkiden değil ilişkiye yüklenen anlamlardan ve beklentilerden ortaya çıkmaktadır.

Bedensel ve cinsel ihtiyaçlardan, sevilme, sayılma ve değer verilme ihtiyaçlarına kadar tüm ihtiyaçları bu kapsam içine alabiliriz. İhtiyaçlar için başlayan bir birliktelik aynı zamanda ihtiyaçların giderilmesini de beklemektedir.

Aslında özünde istenmeyen ama sadece ihtiyacın karşılanması için devam eden bir beraberlik temelinde beraberlik olmayacak ancak beraberlik illüzyonu olacaktır. Bu illüzyonunda her an bozulma olasılığının olduğunu söylemek yanlış olmaz.

İlişki sorunları, ilişkinin içinde iken değil, kendi başına iken çözülebilir. Çünkü problem hiçbir zaman karşı tarafta değildir. Her zaman bireyin kendi anlayışındadır.

Bir bireyin kendi içinde kendi varlığının dinginliğini keşfetmeden ve kendi ile barışmadan başladığı beraberlik illüzyondan ileriye gitmeyecektir. Her insanın bir ilişkiye başlamadan önce kendine sorması gereken bir soru vardır.

Bu beraberliğe neden başladığı. Bu soruyu birçok kişi kendine sormak ve derinlerine girmek istemeyecektir. Derinde yatan gerçekle yüzleşmek ego için oldukça ürkütücü olabilir.

İlişki konularına, ihtiyaç olarak bakıldığı sürece ilişkiler ve beraberlikler sadece çözümsüz bir problem olarak kalacaktır. İlişkilerde ki problemlerin çözümü partner değiştirmekte değildir. Bireyde bilinç durumunda bir dönüşüm ve farkındalık gerçekleşmedikçe aynı problem kılıktan kılığa girerek hayatımızda varolmaya devam edecektir.

Ta ki biz kendimizle barışana ve bütün olana kadar.

Gerçek bir beraberlik ihtiyaç olmadığı durumda başlayan beraberliktir. Bu bir “BİLİNÇ” beraberliğidir. Bilinçlerin rezonansıdır. Kendi içinde olan bütünlüğün ve birliğin kutsanması ve paylaşılmasıdır. Bilmeliyiz ki sorunlu bir beraberlik yoktur.

Sorun ve beraberlik kavramları tamamıyla birbirine zıt olan kavramlardır. Beraberlik, içinde sorun yoksa beraberliktir. Eğer sorun varsa beraberlik değil ihtiyaç için başlamış bir alışveriştir.

Kendi içimizde bütünlüğü keşfetmeden başladığımız beraberlikler,  kendi içimizde bütün olmadığımızı her an yüzümüze vuracaktır. Aslında bu bizim için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabilir ve bilincimizde farkındalık yaratabilir.

Sorun olarak gördüğümüz bir çok şeyi aslında bizi bize hatırlatan işaretler olarak değerlendirebilirsek, sorunlu bir beraberliğin içinde aydınlanma fırsatını da yakalamış oluruz.

Bu durumda kendimizden kaçmak için sarıldığımız her ilişki bizi kendimize döndürmek için dersimiz olacaktır. Dersimizi aldığımız da ise ortaya gerçek bir beraberlik çıkacaktır. Bu yüzden sorunsuz bir beraberlik aramak yerine kendimizle olan sorunumuzu çözmek daha faydalı bir adım olacaktır.

 

Makalelerimize abone olabilirsiniz!

Eposta adresinize sitemiz tarafından gönderilecek aktivasyon linkine tıkladığınızda bültenimize aboneliğiniz başlamış olacaktır.

 

İlgili Makaleler

ŞİFACILIĞIN ALGORİTMASI VE ŞİFACILIK YANILGISI
STRES - BEDEN FİZYOLOJİSİ - UYANIŞ
BEYNİMİZİN KUANTSAL BOYUTUNU DEĞERLENDİREBİLİYOR MUYUZ?
PANİK ATAK NASIL BU KADAR YAYILDI ?
NEDEN ENERJİ ÇALIŞMASI YAPILMALIDIR ?
ENERJİ ÇALIŞMALARI İLE BİLİNÇALTI ÇALIŞMALARI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?
ENERJİ ÇALIŞMALARININ BİR YAN ETKİSİ VAR MIDIR ?
RUHSAL YOLCULUĞA ÇIKANLARIN İŞARET LEVHALARI
KALİTELİ BİR YAŞAM ARAYANLARIN BİLMESİ GEREKENLER
ENERJİ ŞİFA UYGULAMALARINDA (KORUNMA) VE ALTINDA YATAN GÜVENSİZLİK DUYGUSU
RUHSAL YOLCULUĞA ÇIKANLARA ÖNEMLİ BİR MESAJ
BİLİNCİN AKTİVASYONU VE ÖZGÜR İRADENİN DOĞUŞU
ASTROLOJİ BİZE KİM OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİR Mİ ?
AFFETMEK BİR ERDEM DEĞİL UYKUDUR
SEVGİ, BİR DUYGU DEĞİLDİR
ŞİFA, İYİLEŞME DEĞİL UYANIŞTIR
MORFİK ALAN NEDİR ?
Değişim, uykuda olan bilincin rüyasıdır.
RUHSAL YOLCULUĞUNUZ VE GİZEMLİ MİSAFİRLER
ASTRAL SEYAHAT, DEĞERSİZLİK DUYGUSUNUN YANSIMASI MIDIR ?
STRES DÖNÜŞÜM EGZERSİZİ
SPİRİTÜEL ZIRH (KORUNMA) TUZAĞI
  • 182
  •  
  •  
  •  
  •  
Etkinlik Takvimi