fbpx

Bütünsel Anlayış ve Şifa

Bizler doğumdan sonra yetişkinlik dönemimizde ilk önce bedenlerimizi tanımaya başlarız. Spor ve bunun gibi faaliyetlerde bulunarak bedenlerimizi geliştirmeye çalışır ve daha güzel bir bedene sahip olmayı isteriz. Daha sonra şık kıyafetler ile bedenimizi daha güzel bir hale getirmeye çalışırız.

İlerleyen yaşlarımızda zihnimizi ve beynimizi algılamaya ve fark etmeye başlarız. Daha ileri dönemlerde ise kalbimizi anlamaya başlar, içsel dünyamız olduğunu ve sezgilere sahip olduğumuzu fark ederiz. İçsel dünyamıza yöneliriz. Sürecin devamında ise ruhsal dünyamızı algılamaya çalışırız.

İnsana bütün olarak baktığımız zaman bedeni, zihni, beyni, kalbi, sezgileri ve ruhu olan bütün bir yapıyı fark ederiz. İnsan tüm bunları ilerleme kaydederek anlamaya başlıyor.

Bazılarımız sadece bedende, bazılarımız beden ve zihinde, bazılarımız ise sadece zihinde kalıyor. Bir kısmımız sadece içsel dünyada kalıp dış dünyayı reddediyor. Kimileri ise bir mabede kapanıp sadece ibadet ederek içsel dünyada hakikati anlamaya çalışıyor.

Acaba biz, şimdi ve burada hem kendi yaşamımızı hem dışsal yaşamı hem de içsel yaşamı bir bütün olarak algılayabilir ve görebilir miyiz?
Parça parça baktığımız zaman bunu anlamamız mümkün olmuyor.

Öğrenilmişliğimiz ile baktığımızda ise ne yaparız, örneğin mutlu olabilmek amacı ile vücudumuzda serotonin ve dopamin salgılanabilmesi için ilaç kullanabiliriz, bir şeyler yiyebilir ve o hormonların salgılanmasına katkıda bulunabiliriz. Eğer fiziksel olarak kendimizi iyi hissetmiyorsak spor yapabilir, kas geliştirebilir veya kendimize güzel kıyafetler almaya çalışabiliriz.

Tüm bunların bütünlük içinde olması gerekir. Çok güzel kıyafetlerimiz, sahip olduğumuz değerlerimiz olabilir ama buna rağmen zihnimiz dengede olmayabilir.

Toplumda bazen tabir edildiği gibi malı mülkü sahip oldukları var ama kafası yok denilen durum ortaya çıkabilir.
İnsan kendini din, spiritüel veya enerji çalışmalarına adamış, içsel dünyasına yönelmiş olabilir. Kişisel gelişim eğitimlerine katılmış ancak içsel dünyaya bakarken bir türlü sistemi anlayamıyor olabilir. Çünkü kendisini anlamayan bir insanın içsel dünyayı anlaması da mümkün değildir.

Bizler insan olarak her yönden bir bütünüz. Parça parça bakıldığında ve belirli bir kısma odaklanıldığında bütün olarak göremeyiz ve sadece bir yönde gelişir ama bütün olarak eksik kalabiliriz.

İnsanın anlayışının gelişmesi ve kendini anlayabilmesi için kendine ve hayata bütün bakabilmeyi “KEŞF” etmesi gerekir.

Diğer türlü bir parçayı çözmeye çalışarak ömür geçirebiliriz. Bütün olarak her şeyi anlayamayabiliriz. Anlayabilmek kavramı içerisinde icat yoktur.

Parça parça olarak baktığımızda icatlar ve teknikler çıkarabiliriz. Bunların hiçbiri keşif yani anlayış değildir. Hakikate ulaşmak için veya kendimizi anlamak ve dengelemek için ritüeller çıkarabiliriz. Bunların hiçbiri “KEŞİF” değildir. Cep telefonu gibi icatlar olacaktır ancak bu oluşturulmuş bir yapıdır keşif değildir.

KEŞİF, olan bir şeyi, varlığın ve varoluşun doğasını tam ve bütün ANLAMAK demektir. Eksiksiz ve fazlasız tam olarak olanı olduğu gibi bütünlüğü içerisinde anlamak demektir.

Parça parça baktığımız zaman hala keşfetmek için teknikler üretebiliriz. Bu tekniklerin çok önemli olduğunu ve aradığımız hakikate bizi ulaştırabileceğini düşünebilir ve bütünsel bakıştan uzak düşebiliriz.

Bütün bakma özelliği şu an beyin tarafından tam olarak kullanılmıyor. Çünkü sağ veya sol beyin ağırlıklı bakıyor. Bedensel güdüler ve tepkiler bunun içinde harmanlanmış durumda, duygusal yapının dengede olmayışı bizi bütün ve tam anlamaktan ve yaşamaktan uzak tutuyor.

Örneğin bir bina yapılırken bir usta bir tarafını, mimar bir tarafını, mühendis başka bir tarafını yapar. Ancak aralarında bütünsel iletişim yoksa binanın bütünsel bir anlamı olmaz. Kendi bakış açımıza göre bütünde herhangi bir şey yaptığımızda bütünsel olmayacaktır. Bir şeyin diğer bir şeyle ilişkisi olmadığında ve kendine göre bağımsız olduğunda bütünsellikte olamaz.

Şehirlerin yapılaşmalarında olduğu gibi. Herkes kendine göre bina yaptığında binalar güzel olsa da bütüne baktığımızda çarpık yapılaşmayı görebiliriz. Çarpık yapılaşmanın ortasına mükemmel bir saray bile inşa etseniz bütün resimde çarpıklık devam edecektir. Hatta güzel olan bütünde çarpıklık bile oluşturabilir.

Hayatımıza ve kendimize baktığımızda da aynı şeyi fark edebiliriz. Örneğin, arkadaşlarımla olduğum zaman çok mutluyum ama iş yerine gittiğim zaman veya evime gittiğim zaman mutsuz oluyorum. Ya da sadece kendi iç dünyamda mutluyum ama dışarıda mutsuzum diyebiliriz. Tüm bunlar bütünü anlayamadığımız ve tercihler yaptığımız içindir.

Peki beyin ne zaman bütün bakabilir?

Kendisi ile bütün olduğu zaman, kendini parça olarak değil bütün olarak anladığı zaman ve kendini bütün olarak KEŞFETTİĞİ zaman. Parça algısı sebebi ile şu anki beynimizin bütün algılaması, yapısı ve alışkanlıkları gereği mümkün olmamaktadır. Ancak bu durum değiştirilebilir.

Bir olayı ele alıp o olayın içinde parçayı tedavi etmeye kalkarsam o zaman o an için doğru görünen eylem bütüne baktığımda sonrasında ciddi zararlar verebilir. Yani kullandığımız ilaçlar gibi. Bir ilaç bir yönden fayda sağlıyor olabilir ancak diğer yandan başka bir tarafı bozuyordur.

İlaçların içeriğini okuduğunuz zaman faydası birkaç cümlede anlatılır ancak yan etkileri ve zararları çok daha fazladır. Bunun sebebi lokal etkisi olması ve bu etkinin bütündeki diğer yansımalarının farkedilmemiş olmasıdır.

Kimse bunu dikkate almaz. Çünkü o anda problem bir şeyle ilgilidir ama sonuç olarak bütünü bozar. Örneğin yediğimiz yemeklerin içinde hayvansal ve bitkisel gıdalar, su ve mineraller olur. Orada bir bütünlük vardır. Eğer sadece bir tek şeyle beslenmeye kalkarsak bedenimizdeki ahenk dengesini yitirecektir. Yani bütün gün limon yersek bir tarafımız zayıf kalacaktır.

Kangren olan bacağın kesilmesi yaşamın devam etmesi amaçlıdır. Ancak kangren olan bacak değil bütündür. Bugün bacak, yarın kol derken tüm beden. Kangren olan bütündür ve bunun nedeni anlaşılırsa çözümde bütünsel olacaktır. Parçalayarak çözüm bulmak sadece yaşam süresini uzatmak ancak yaşam kalitesini bozmak anlamına gelir.

Demek ki beynimiz bütün görebilirse o zaman hayat kalitemizde bütün olarak artacak ve tüm parça olarak algıladıklarımızda yaşamsal döngüsüne ahenkle devam edecektir.

Beynimizin bütün olarak görmesi ve olanı olduğu gibi değerlendirmesi demek keşfetmemiz demektir. Bir parçayı anlamak her şeyi anlamak anlamına gelmez. Bu bir parça ile diğer parçaların ilişkisini de anlamak gerekir. Eğer bunu yapabilirsek o zaman bütünsel bakışla bakabiliriz. Bu bakış keşfetmemize olanak tanır. Tekniklerden özgürleşmemize ve kendimizi tam ve bütün olarak anlamamıza sebep olur.

İnsanlar bütündür ve bunun ötesinde her şey bütündür. İnsan doğayla bir bütündür ve bunu anlayamazsa doğayı katletmeye başlar, insanlar diğer insanlarla bütündür ve eğer bunu anlayamazsa diğer insanlarla düşman olur. İnsan kendiyle bütündür ve eğer anlayamazsa kendiyle savaşmaya ve kendini parçalamaya başlar.

Bazılarımız bedene, bazılarımız beyne ve bazılarımız kalbe önem verir. Hepsi bütündür. Biri diğerinden iyi değildir. Hepsi kendi bütünlüğünde var olurlar ve birbirleri ile uyumludurlar.

Eğer bütünü ve sistemini keşfedebilirsek bir daha parça parça düşünmemize ihtiyaç kalmayacaktır. Hayatımız bütün olacaktır. Dışarısı ve içerisi bütün olacaktır ve içsel savaş bitecektir.

Bütüne bakmaya başladığımız anda sessizlik olur. Beyin ve zihin düşünmeyi durdurur. Çünkü parça parça algılama durmuştur. Her şey bütünü ile anlaşılır ve böylece düşünmeye ihtiyaç kalmaz. Varlığımız kendi bütünlüğüne kavuşmuştur artık.

Peki kendi hayatımıza baktığımızda, dünyam dediğimiz hayatımıza baktığımızda bütünlük var mı yoksa parça parçamı?

Eğer parça parça ise henüz yaşamaya başlamamış, kendimizi anlamamış, hayatı hakkıyla değerlendirememiş olduğumuz anlamına gelir.

Hayatımıza veya bedenimize parça parça bakarsak ve bir yeri beğenmeyip geliştirmeye çalışırsak bütünlüğü bozmuş oluruz.

Bütüne baktığımız anda birden derin bir sessizlik ortaya çıkar ve sessizliğin kendisinden yüksek bir enerji yükselir. Bu enerji ile beraber varlığımızda da anlayış yükselir ve parçalamayı, ayırmayı bırakırız. İşte bu durum “ŞİFA” kelimesini açıklar.

MERAK EDİLENLER

Taşıyamayacağınız bir yükün altında eziliyormuşsunuz gibi hissettiğiniz oldu mu hiç ?

Belki de hayatınız istediğiniz gibi gitmiyordur. İlişkileriniz kısa süreli oluyor veya ilişki girişimleriniz işe yarıyor gibi görünmüyordur.

Belki de geçmişte yaşadığınız birtakım olayların hiç yaşanmamış olmasını arzuluyor olabilirsiniz.

Yaşadığınız olayların duygusal kalıntılarını geride bırakacak gücü kendinizde bulamıyor olabilirsiniz.

Geçmişinizin şu anınızı tutsak ettiği tanımlanamaz duyguların esaretinde yaşıyor da olabilirsiniz.

Bedeninize kodlar halinde işlenen ve sinir sisteminizi baskılayan duygusal yüklerin üzerinizden kalkması için bedeninizin gizli zekasını aktif ederek her şeye yeniden başlayabilirsiniz.

Varlığınızda ki gizli zekanın uyanması ile beraber sizi esir eden duygulardan kurtulabilir, kendinize daha fazla güven duyabilir, hayata daha fazla motive olabilirsiniz.

Arzuladığınız hayata, kariyere ve ilişkiye ulaşabilirsiniz.

Birçok kişi geçmişte yaşadığı olayların duygusal tortularını ve bunun oluşturduğu engelleri hisseder ancak bunların nasıl çözüleceğini bilemez.

Birçok eğitim ve öğreti alarak üstesinden gelmeye çabalasa da her seferinde kendini yeniden başladığı yerde bulabilir.

Bunun sebebi temel nokta olan kendini ve kendindeki potansiyeli henüz keşfedememiş olmasındandır.

Sorunlara geçici çözümler bulunabilir ancak en temel nokta gözden kaçtığı için bu konuda öğrenilen tekniklerde derinlemesine yardımcı olamaz.

Bu tekniklerin işe yaramadığından değil, kendini keşif konusunda  bireylerin henüz yetersiz kaldığındandır.

Doğrudan duygusal tortulara ve bunları oluşturan sebeplere değilde, bu tortuların oluşturduğu sonuçlara yönelik yapılan çalışmalarında yeterli gelmediğine şahit olmuşuzdur.

Çoğu zaman hayal kırıklıklarının  altında yatan sebep, geçmişte yaşanan olayların oluşturduğu, sıkışan tortusal duygulardır.

Bu duyguları farketmeden, hissetmeden ve keşfetmeden çıkılan her yol sadece mekanik bilgilerin ezberlenilmesi ve hayata geçirilememesi ile son bulur.

Bedenimizde, sinir sistemimize ve hatta organlarımıza, dokularımıza kadar baskı yapan ve beden elektriksel akışını sekteye uğratan duygusal yükler bazı fiziksel hastalıklara, duygusal zorluklara, ve bireyin kendi kendisini engellemesine neden olur.

Pleiades uygulaması ile Bedeninizin gizli zekasını uyandırmak yaşamınızı yeniden düzenlemenize, sağlıklı olmanıza sizi etkileyen gizli duyguların enerjisinden kurtulmanıza yardım edecektir.

Bedeninize yerleşmiş olan geçmişe ait tortusal duygular, yanlış kararlar vermemize, davranışları ve olayları, yakınlarımızı ve çevremizi yanlış anlamamıza ve düşüncelere aşırı tepki göstermemize ve ilişkilerimizi kısa kesmemize neden olabilirler.

Bundan daha da ötesi, depresyon, endişe, stres, öfke ve nefret gibi duygulara sebep olabilirler. Fiziksel sağlığımızı alt üst ederek, acı, yorgunluk ve hastalıklara neden olarak organlarımızın işlevlerini yerine getirmesine engel olabilirler.

2012 yılında Şeref Tolga Kuralay tarafından deneyim yolu ile keşfedilen Pleiades Uygulaması ile  bedenimizin gizli zekasını aktif ederek ve onu nasıl kullanabileceğimizi öğrenerek geçmişe ait tortu duyguların, hem duygusal hemde fiziksel anlamda hissedilen acıların, saklı kalmış sebeplerini dönüştürebiliriz.

Şu anda her şeyi geride bırakmış ve hatta olayları unutmuş ve duygularından arınmış olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak buna rağmen organlarınız eski duygularınızın enerjisi ile sarmalanmış durumdadır. Bunlar zamanla iyileşebilecek ve dönüşebilecek enerjiler değillerdir.

Şu anki ilişkinizde farklı hissedip, davranmanıza ve hatta bu ilişkinizin bitmesine sebep olabilirler.

Pleiades Uygulaması ile Sinir sisteminizin yeniden aktive edilerek  kendi zekası ile iş başına geçmesi, tutsak kalmış gizli duyguların çözülmesi ve serbest bırakılmasına neden olur. Bununla beraber yaptığınız seçimler ve kararlar değişerek aldığınız sonuçlarda olumlu olacaktır.

Duygusal tortular, pek çok insanda duygusal acının yanında fiziksel acıya da neden olurlar.  Bu gibi ağrılar, sinir sisteminin enerji akışını engelleyen baskılanmış gizli duygulardan kaynaklanır.

Neredeyse her hastalığın sebebi sinir sisteminde kodlanmış, tortu duygulardır. Bu doğrudan veya dolaylı yoldan meydana gelmektedir.

Tortu duyguların aslı da frekanslara dayanır. Bu frekansların titreşimi sinir sistemine kodlanarak beden enerji alanında bozulmalara yol açar ve fiziksel sorunlara neden olur.

Tortu duygular fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal sorunların, birçok hastalığın ve ağrının görünmez ve teşhis edilemez gizli sebepleridir.

Bu duygular, bağışıklık sistemini zayıflatarak bedeni hastalıklara karşı dayanıksız duruma getirirler. Beden dokusunu bozarak, sinir sisteminin enerji akışını ve organlar ile salgı bezlerinin görevlerini yapmalarını engelleyebilir.

Muhtemelen kendinizde geçmiş ait tortu bir duygunun olup olmadığını ve eğer varsa bunun ne olabileceğini merak etmeye başlamış olabilirsiniz.

Aşağıda bu duyguların sinir sistemine kodlanarak yaşam kalitemizi bozabilecek durumların bir listesine göz atabilirsiniz.

  • Bir yakınımızın kaybı
  • Boşanma veya İlişki sorunları
  • Maddi Sıkıntılar
  • Aile veya iş stresi
  • Düşük veya kürtaj
  • Fiziksel veya duygusal Travma
  • Fiziksel veya Duygusal Baskı Görmek
  • Kendini Suçlama
  • Kendine veya başkalarına karşı olumsuz ön yargı
  • Reddedilme ve değersizlik
  • Fiziksel hastalık kaynaklı umutsuzluk
  • Duygularla özdeşleşmek
  • Terk edilme veya aldatılma
  • Sözlü veya Cinsel Taciz
  • Aile Baskısı
  • Başarısızlık
  • Aşırı Gelecek Kaygısı
  • Aile hayatında güvensizlik

Vs…

Yukarıdaki liste daha da uzatılabilir. En belirgin örneklerden bazıları yukarıda belirtildiği gibidir.

Sinir sistemize yerleşen bir duygunun titreşimi bedenimizin muhtelif yerlerine konuşlanır. O alanda bulunan organlarında kendi orijinal titreşim seviyeleri vardır ve baskın duygunun titreşimi ile rezonansa girerek kendi titreşimlerini değiştirmeye başlarlar. Yani organlarımız o duygu ile özdeşleşerek kişilik yapımızı, davranışlarımızı ve fiziksel durumumuzu bozmaya başlarlar.

Uzun süreli durumlarda tüm hayatımıza etki ederek yaşam kalitemizi yerle bir etmeye başlarlar. Fobi den, depresyona ve fiziksel hastalıklara kadar bir çok sorunu da beraberinde getirirler.

Örneğin geçmişte sinirlendiğiniz bir olay karşısında oluşan bir duygu sisteminize yerleşerek sisteminizi kendi frekansına uyarlar. Aslında siz değil bedeninizin bir kısmı kendiliğinden sinirlidir. Ve dışarıda oluşan her durum ve olaya tepki vermeye başlayabilirsiniz. Hiçbir şey olmasa da organlarınız aslında hep sinirli bir durumdadır.

Bazen insanlar, neden çabuk sinirlendiklerini anlayamaz ve buna engel olamazlar. Bunun sebebi geçmişte yaşanmış bir olayın duygusal tortularının sistemlerinde konuşlanmış olmasıdır. Belki de buna neden olan olayı artık tamamen unutmuş ve hatırlayamaz olmuşlardır. Ancak beden sistemi halen o yaşanan olayın tortu duygusunu üzerinde barındırmaktadır.

Bedeninizde konuşlanan tortu duygu eğer korku duygusu ise kolayca korkan ve endişelenen bir insan olabilirsiniz. Tortu duygu bedeninizde ne kadar uzun süre kalırsa o kadar korkunuz artmaya başlar ve bunun sebebini bilemezsiniz. Çünkü artık durum sizin hakimiyetinizden ve hafızanızdan çıkmış beden hafızasına hücresel ve titreşimsel olarak kodlanmıştır.

Tortu duygular dönüştürülüp serbest bırakılmadığı sürece yaşam kaliteniz  fiziksel, ruhsal ve duygusal alanlarda sürekli ivme kaybetmeye başlayacaktır.

Genetik etkenler, yaralanma, beslenme bozukluğu ve duygusal travmalar ile beraber zayıflayan alanlarda konuşlanan tutsak duygular bulunduğu alanlarda acı ve ağrı olarak hissedilebilirler.

Sırtınızda dünyanın yükünü almış gibi hissediyorsunuz, aldatılmış veya hayal kırıklığına uğramış hissediyorsunuz. Bu durumda iken başka bir tanıdığınızın size anlattığı üzücü bir olaya karşı hissettikleriniz size zayıf olan bölgelere rezone olarak sizde yeni sıkışmış duygular da yaratabilir.

Siz ne kadar zayıfsanız dışarıda oluşan olaylar sizdeki sıkışmış gizli duyguları tetikleyerek genişlemesine neden olurlar. Bunun sonucu ise fiziksel, ruhsal ve duygusal bir bataklığa saplanmaktır.

Tortu duygular beden sinir sisteminde belirli bir manyetik alan yaratarak diğer organları bozmaya başlarlar. Nasıl ki banka kartlarının manyetik şeritleri bir mıknatıs ile beraber uzun süre temas ederse karttaki bilgiler silinir aynı şekilde organ, hücre, doku ve moleküllerimizde tortu duygularla sürekli uyarıldığında kendi görevlerini yapamaz olurlar çünkü hafızaları silinmeye başlamıştır. Bu durumda bizim dengemizi bozmak için yeterlidir.

Kanser ve benzeri hastalıkların nedeni de hafızasını kaybetmiş hücrelerin kontrolden çıkması durumudur. Sürekli tortu duyguların gizli baskısı altında kalan hücrelerimizin hafızasını kaybetmesi bu gibi sonuçlarada neden olmaktadırlar.

Hastalıklar, bedenimizin bizlere bir şeylerin yolunda gitmediğini söyleme şeklidir. Tüm bunlar yardım çağrılarıdır. Yardım çağrılarını bastırmak, ilaçlarla yok etmeye çalışmak, arabamızın yağ lambası yanarken üstünü bantla kapamaya benzer. Buna rağmen asıl sorun olan yağ değişimi yapılmaz ve araba sonunda işlevini yapamaz hale gelir.

Bedenimizin gizli zekasını aktive ederek kendi dönüşüm yolumuzu başlatabilir, kendimizi keşfedebilir ve hayatımızı her seviyede yeniden yapılandırabiliriz.

Pleiades Eğitim Seminerlerinde Bedenlerimizin Gizli Zekası Uyandırılır ve kendimizdeki potansiyeli kullanmayı öğreniriz. Varlığımızı yeniden keşfederek tortusal duygulardan özgürleşebiliriz. Yeniden aslımıza dönebilir ve içimizdeki ustanın bilgeliğine şahit olabiliriz.

ŞEREF TOLGA KURALAY

PLEİADES® EĞİTİM SEMİNER PROGRAMI İÇERİĞİ :

Pleiades® Eğitim Seminer Süresi : 2 Tam Gündür. (Cumartesi – Pazar)

Süre : Sabah 11:00 ile Akşam 17:00 arası

Eğitim Süresince Uygulanan Programlar :

  • Katılımcılara Bireysel Aktivasyon seanslarının uygulanarak Aktive edilmeleri,
  • Beden Hassasiyetinin arttırılarak hislerin farkedilmesi ve 5 duyu ötesi elekromanyetik alanların beden içinde ve dışında hissedilmesi,
  • Beden Sinir Sisteminin İşleyişi,
  • Beyin ve Sinir Sisteminin Yapısı ve Pleiades®
  • Duygusal ve zihinsel sorunların Sinir Sistemi üzerinde tespit edilmesi ve dönüştürülmesi,
  • Katılımcının kendi kendine seanslar yapabilmeye elverişli duruma getirilmesi,
  • Katılımcının çevresine seans uygulaması yapabilmesi için donanımının arttırılması,
  • Mekansal Enerji Dengeleme Uygulamalarının Öğrenimi,
  • Uzaktan Seans Uygulamaları yapabilme yeteneğinin kullanılması,
  • Pratik deneyim ve denemeler,
  • İlişki, aile, sosyal ilişkiler sorunlarının deneyim yollu çözüm sürecine alınması,
  • Depresyon ve Stres Yönetimi,
  • Beden enerji meridyenleri,
  • Yaşam Kalitemizi Bozan olay ve sorunların çözüm süreci,
  • Kuantum Fiziği ve Pleiades® bağlantısı,
  • Travmalar ve duygusal blokajların nedenleri ve çözümü,
  • Soru ve Cevap Bölümleri.

Pleiades® Eğitim Seminerlerinde Bireyler kendi Aktivasyon Seanslarını alarak, birebir deneyim yollu süreci yaşarlar ve kendi kendilerine seans yapabilme, çevresine yapabilme, hayvan ve bitkilere seans uygulayabilme ve uzaktan seanslar yapabilme gibi yetilerini kullanmayı öğrenerek Pleiades® Lisanslı Profesyonel Uygulayıcı Olarak Yetiştirilirler.

Seminer sonunda açılan Whatsapp gruplarına katılarak uzman master eğitmenler rehberliğinde süreçlerine destek alarak donanımlı uygulayıcı olarak öğrenim süreçlerine devam ederler.

Pleiades eğitimlerini her kesimden birey alabilir ve uygulamalar yapabilir.

Pleiades sistemi teknik öğretiler, sınırlamalar, kalıp ve ritüeller içermez.

Uygulayıcı adaylarının kendi beden sinir sistemlerinin aktivasyonu ile beraber bu uygulamaları yapabilir niteliğe ulaşmaları sağlanır.

Pleiades sistemi eğitim programları sonunda uzman eğitmenler tarafından desteklenen uygulayıcıların öğrenim süreçleri ve deneyimleri takip edilerek potansiyellerini en verimli şekilde kullanabilmeleri sağlanır.

Pleiades® Uygulaması, bedenimizin kendi kendini iyileştirebilen ancak pasif duruma düşmüş olan “GİZLİ ZEKASINI” aktive eden bir uygulamadır.

Aktive olan beden sinir sisteminin kendi kendini dengeleme özelliğinin açığa çıkması ile başlayan dengelenme süreci, bedenin kendi orjinal zekası tarafından yönetildiği için PLEİADES® sistemini bionerji veya benzer tekniklerle karıştırmamalıyız.

Pleiades Uygulaması beden aktivasyonunu başlatarak bedenin kendi zekası ile kendisini iyileştirme sürecini başlatan bir uygulamadır.

Bu durumda Pleiades Uygulaması, süreci başlatan bir uygulama durumundadır.

Belirli bir hastalığa uygulanan bir tedaviden çok bedenin kendi zekası ile iyileşme sürecini başlattığından hastalıkları ve nedenlerini dönüştürüp, dengeleyen sistem  yine beden gizli zekasının kendisi oılmaktadır.

Pleiades® Uygulama Seanslarında sık görülen “İSTEMSİZ KAS HAREKETLERİ” Sinir Sisteminin Aktive olması esnasında süregelen geri bildirimlerdendir.

Bilindiği üzere sinir sistemimiz, beynimiz ve kaslarımız elektriksel, elektromanyetik akımlarla kendi içerisinde bir network (ŞEBEKE) oluşturmuş durumdadır.

Söz konusu şebeke ağı tüm bedenimizi kaplayan bir sinir ağıdır.

Bu sistem üzerinde oluşan hasar ve yıpranmalar tüm beden sistemini etkilemekle beraber, ruhsal, duygusal, fiziksel ve zihinsel boyutlarda da karmaşaya ve kaosa neden olmaktadır.

Sinir sisteminin “İSTEMSİZ KAS HAREKETLERİNİ” yöneten “OTONOM SİNİR SİSTEMİ” aktive olduğunda tüm bedenimizi saran elektromanyetik devrenin kendi orijinal dengesine kavuşmak için gösterdiği “REAKSİYON”, istemsiz kas hareketleri olarak dış düzlemde somut bildirimlere yol açabilmektedir.

PLEIADES® AKTİVASYON VE UYUMLANMA SEANSLARI

Pleiades® Uyumlanma ve Aktivasyon seansları sadece Pleiades® Türkiye Resmi Web sitesinde kayıtlı olan onaylanmış profesyonel 3A Master
Eğitmenler tarafından düzenlenen ve sadece Uygulayıcı Eğitim Programları dahilinde uygulaması yapılan özel programlardır.

Uyumlanma ve Aktivasyon seansları arka arkaya uygulanan iki bireysel seanstan sonra uygulanan seanslardır. Aktivasyon ve Uyumlanma seansı bireysel seanslardan sonra beden enerji hatlarının dünyanın kendi titreşimsel alanına ve aynı zamanda evrenin enerji hatlarına yeni bağlantılar oluşturarak BİLİNÇ seviyesinde açılım sürecini başlatır.

Bireysel Dönüşüm ve Ruhsal Anlayış seviyelerinde ilerleme kaydedilir. Aktivasyon seansı ile başlayan sürece Uyumlanma süreci ismi verilir. Bu süreç boyunca Pleiades® Master Eğitmen tarafından rehberlik devam eder ve deneyim süreçleri takip edilir.

Aktivasyon ve Uyumlanma seansları beden enerji meridyen sisteminin yeni bağlantılar ile evrensel alana bağlantı kurulmasını sağlarken ; Bireysel seans programları katılımcının kendi düzleminde dengelenmesini sağlar.

Bireysel seanslar sadece şifa ve dengelenme amaçlıdır.

Buna karşın aktivasyon ve uyumlanma seansları şifanın ötesinde bireyin ruhsal gelişimini ve bilinç kapasitesinin artışını sağlamaktadır.

Aktivasyon Eğitim Programlarına katılan katılımcılar kendi kendilerine seans uygulaması yapabilir ve süresiz rehberlik hizmeti alabilirler.

Pleiades eğitim ve bireysel seans seminerleri İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa illerinde belirlenen tarihlerde düzenlenmektedir. Pleiades Danışmanlık olarak sabit bir ilde merkezimiz yoktur. Belirtilen illerde düzenlenen eğitim seminer organizasyonlarına kayıt olarak programlara katılabilirsiniz.

Pleiades® Uygulamaları, bireylerin kendi beden sinir sistemlerinin aktive olması amaçlı yapılan uygulamalardır. Bu uygulamalar, pasif duruma geçmiş ve canlılığını kaybetmiş sistemimizin aktif duruma geçmesi sürecidir. Temel düzlemde bu durumun bizlerin doğal hali olduğu için insanlara, hayvanlara ve bitkilere uygulanabilir.

Uygulamalarda sınır yoktur. Pleiades® uygulamaları teknik, rituel, ilaç, hipnoz vb yöntemler içermediğinden  olumsuz etkisi yoktur. Bu uygulamalar İnsanın Kendi Doğasını Keşfetmesi ve potansiyelini en verimli şekilde kullanabilmesini sağladığından kendi doğal halimizi yaşamamızın olumsuz bir tarafı tabi ki olmamaktadır.

Pleiades Bireysel Seans Programlarından yararlanmak için 2 seçenek vardır.

1 . Çeşitli illerde düzenlenen ve web sitesinin etkinlik sayfasında yer alan eğitim seminerlerinden birine katılarak kendi kendinize uygulama yapmayı öğrenebilir ve bununla beraber size özel bireysel seanslar alabilirsiniz.

Bu program sonunda bireysel seans uygulaması aldıktan sonra kendi kendinize uygulamalar yapabilir ve kendi kendinizin uygulayıcısı olabilirsiniz.

2. Eğtim Seminer Programları dışında Bireysel Seans Uygulaması almanın diğer bir yolu uzaktan seans uygulamasına katılmaktır.

Uzaktan Uygulanan Seans programına katılarak kendiniz için bireysel seanslar alabilirsiniz. Bireysel Seans Programı toplamda 3 seanstan oluşan bir program olup bir saat sürmektedir.

Belirlenen gün ve saatte uygulanan bireysel seans programı için sizlere önceden verilen yönergeler doğrultusunda gerekli koşulları sağlayarak programa katılmanız mümkün olmaktadır.

Bireysel Seanslar hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki iletişim numaraları üzerinden görüşme sağlayabilirsiniz.

Bireysel Seans Danışmanlık 

0 543 717 22 87

0 532 349 33 74

Pleiades® Eğitim Seminerlerine kayıt olmak için iletişim numaralarımız üzerinden bizlere ulaşarak eğitim programına katılım uygunluğunuza karar verilir. Programa Uygunluğunuz onaylandığı taktirde site üzerinden sisteme kayıt olabilirsiniz.

Ön kayıt bedeli 750 TL olup kalan 2000 TL katılım bedeli seminer programına katılım sağladığınız seminer alanında asistanlar tarafından tahsil edilmektedir.

Belirli Bir Etkinlik Programına Kayıt Olmak İçin Bir Süre Var mıdır ?

Ön Kayıt için belirlenmiş bir süre yoktur.

Etkinlik Tarihinin Son Gününe Kadar Kayıtlar Alınmaktadır. Bununla beraber seminer eğitim programlarımız belirli katılımcı sayısı ile sınırlı olduğundan (10 Katılımcı Sınırı ), ön kayıt yaptıran katılımcı sayısı sınıra ulaştığında kayıtlar sistem tarafından kapatılmaktadır.

Pleiades Eğitim Seminer Ücreti : 2750 + %18 KDV

Pleiades Eğitim Seminerlerine katılarak Pleiades Lisanslı Profesyonel Uygulayıcı olarak yetkilendirilen katılımcılar, seminer sonrasında eğitim kitapçıklarını alarak açılan whatsapp gruplarına dahil olurlar ve uzman eğitmenler tarafından donanımları arttırılarak süresiz rehberlik hizmeti alırlar.

Pleiades Eğitim Sistemi Okul sistemine benzer yapısıyla katılımcılar her an desteklenir ve güncel bilgiler alırlar. Bulundukları illerde düzenlenen diğer organizasyonlara katılım hakkına sahip olurlar.

Pleiades Bireysel Seans Ücreti : 1000 + %18 KDV

Bireysel Seans Programı 3 seanstan oluşan bir programdır. Seanslar arasında bir gün ara verilerek devam eden program ücreti 3 seansın toplam ücretidir.

Pleiades Sistemi Lisanslı Ve Patentli Markadır. Pleiades Sertifikası alan tüm katılımcılar PLEİADES LİSANSLI uygulayıcı olma hakkına kavuşurlar. Profesyonel Olarak Danışmanlık yapabilir ve PLEİADES LİSANSI altında uygulamalar yapabilir yetkiye sahip olurlar.

Pleiades Eğitim Seminerlerinin düzenlendiği illerden birindeki programa katılımınız netleştirildiğinde ön kayıt işlemleriniz sitemiz üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Web sitesi üzerinden yaptıracağınız ön kayıt işlemi için 750 tl ücret alınmaktadır.

Ön kaydınız tamamlandığında geri kalan 2000 tl eğitim bedelini seminer tarihinde tüm banka kartlarına 2 – 12 taksit seçeneği ile ödeyebilirsiniz.

Pleiades Danışmanlık İletişim Numaraları :

0 532 349 33 74

0 543 717 22 87

Etkinliklerimiz

Uygulamalar

Videolar

2019-07-31T19:38:04+03:00