BEDENİMİZDEKİ GİZLİ ZEKANIN UYANIŞI

Taşıyamayacağınız bir yükün altında eziliyormuşsunuz gibi hissettiğiniz oldu mu hiç ?

Belki de hayatınız istediğiniz gibi gitmiyordur. İlişkileriniz kısa süreli oluyor veya ilişki girişimleriniz işe yarıyor gibi görünmüyordur.

Belki de geçmişte yaşadığınız birtakım olayların hiç yaşanmamış olmasını arzuluyor olabilirsiniz.

Yaşadığınız olayların duygusal kalıntılarını geride bırakacak gücü kendinizde bulamıyor olabilirsiniz.

Geçmişinizin şu anınızı tutsak ettiği tanımlanamaz duyguların esaretinde yaşıyor da olabilirsiniz.

Bedeninize kodlar halinde işlenen ve sinir sisteminizi baskılayan duygusal yüklerin üzerinizden kalkması için bedeninizin gizli zekasını aktif ederek her şeye yeniden başlayabilirsiniz.

Varlığınızda ki gizli zekanın uyanması ile beraber sizi esir eden duygulardan kurtulabilir, kendinize daha fazla güven duyabilir, hayata daha fazla motive olabilirsiniz.

Arzuladığınız hayata, kariyere ve ilişkiye ulaşabilirsiniz.

Birçok kişi geçmişte yaşadığı olayların duygusal tortularını ve bunun oluşturduğu engelleri hisseder ancak bunların nasıl çözüleceğini bilemez.

Birçok eğitim ve öğreti alarak üstesinden gelmeye çabalasa da her seferinde kendini yeniden başladığı yerde bulabilir.

Bunun sebebi temel nokta olan kendini ve kendindeki potansiyeli henüz keşfedememiş olmasındandır.

Sorunlara geçici çözümler bulunabilir ancak en temel nokta gözden kaçtığı için bu konuda öğrenilen tekniklerde derinlemesine yardımcı olamaz.

Bu tekniklerin işe yaramadığından değil, kendini keşif konusunda  bireylerin henüz yetersiz kaldığındandır.

Doğrudan duygusal tortulara ve bunları oluşturan sebeplere değilde, bu tortuların oluşturduğu sonuçlara yönelik yapılan çalışmalarında yeterli gelmediğine şahit olmuşuzdur.

Çoğu zaman hayal kırıklıklarının  altında yatan sebep, geçmişte yaşanan olayların oluşturduğu, sıkışan tortusal duygulardır.

Bu duyguları farketmeden, hissetmeden ve keşfetmeden çıkılan her yol sadece mekanik bilgilerin ezberlenilmesi ve hayata geçirilememesi ile son bulur.

Bedenimizde, sinir sistemimize ve hatta organlarımıza, dokularımıza kadar baskı yapan ve beden elektriksel akışını sekteye uğratan duygusal yükler bazı fiziksel hastalıklara, duygusal zorluklara, ve bireyin kendi kendisini engellemesine neden olur.

Pleiades uygulaması ile Bedeninizin gizli zekasını uyandırmak yaşamınızı yeniden düzenlemenize, sağlıklı olmanıza sizi etkileyen gizli duyguların enerjisinden kurtulmanıza yardım edecektir.

Bedeninize yerleşmiş olan geçmişe ait tortusal duygular, yanlış kararlar vermemize, davranışları ve olayları, yakınlarımızı ve çevremizi yanlış anlamamıza ve düşüncelere aşırı tepki göstermemize ve ilişkilerimizi kısa kesmemize neden olabilirler.

Bundan daha da ötesi, depresyon, endişe, stres, öfke ve nefret gibi duygulara sebep olabilirler. Fiziksel sağlığımızı alt üst ederek, acı, yorgunluk ve hastalıklara neden olarak organlarımızın işlevlerini yerine getirmesine engel olabilirler.

2012 yılında Şeref Tolga Kuralay tarafından deneyim yolu ile keşfedilen Pleiades Uygulaması ile  bedenimizin gizli zekasını aktif ederek ve onu nasıl kullanabileceğimizi öğrenerek geçmişe ait tortu duyguların, hem duygusal hemde fiziksel anlamda hissedilen acıların, saklı kalmış sebeplerini dönüştürebiliriz.

Şu anda her şeyi geride bırakmış ve hatta olayları unutmuş ve duygularından arınmış olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak buna rağmen organlarınız eski duygularınızın enerjisi ile sarmalanmış durumdadır. Bunlar zamanla iyileşebilecek ve dönüşebilecek enerjiler değillerdir.

Şu anki ilişkinizde farklı hissedip, davranmanıza ve hatta bu ilişkinizin bitmesine sebep olabilirler.

Pleiades Uygulaması ile Sinir sisteminizin yeniden aktive edilerek  kendi zekası ile iş başına geçmesi, tutsak kalmış gizli duyguların çözülmesi ve serbest bırakılmasına neden olur. Bununla beraber yaptığınız seçimler ve kararlar değişerek aldığınız sonuçlarda olumlu olacaktır.

Duygusal tortular, pek çok insanda duygusal acının yanında fiziksel acıya da neden olurlar.  Bu gibi ağrılar, sinir sisteminin enerji akışını engelleyen baskılanmış gizli duygulardan kaynaklanır.

Neredeyse her hastalığın sebebi sinir sisteminde kodlanmış, tortu duygulardır. Bu doğrudan veya dolaylı yoldan meydana gelmektedir.

Tortu duyguların aslı da frekanslara dayanır. Bu frekansların titreşimi sinir sistemine kodlanarak beden enerji alanında bozulmalara yol açar ve fiziksel sorunlara neden olur.

Tortu duygular fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal sorunların, birçok hastalığın ve ağrının görünmez ve teşhis edilemez gizli sebepleridir.

Bu duygular, bağışıklık sistemini zayıflatarak bedeni hastalıklara karşı dayanıksız duruma getirirler. Beden dokusunu bozarak, sinir sisteminin enerji akışını ve organlar ile salgı bezlerinin görevlerini yapmalarını engelleyebilir.

Muhtemelen kendinizde geçmiş ait tortu bir duygunun olup olmadığını ve eğer varsa bunun ne olabileceğini merak etmeye başlamış olabilirsiniz.

Aşağıda bu duyguların sinir sistemine kodlanarak yaşam kalitemizi bozabilecek durumların bir listesine göz atabilirsiniz.

  • Bir yakınımızın kaybı
  • Boşanma veya İlişki sorunları
  • Maddi Sıkıntılar
  • Aile veya iş stresi
  • Düşük veya kürtaj
  • Fiziksel veya duygusal Travma
  • Fiziksel veya Duygusal Baskı Görmek
  • Kendini Suçlama
  • Kendine veya başkalarına karşı olumsuz ön yargı
  • Reddedilme ve değersizlik
  • Fiziksel hastalık kaynaklı umutsuzluk
  • Duygularla özdeşleşmek
  • Terk edilme veya aldatılma
  • Sözlü veya Cinsel Taciz
  • Aile Baskısı
  • Başarısızlık
  • Aşırı Gelecek Kaygısı
  • Aile hayatında güvensizlik

Vs…

Yukarıdaki liste daha da uzatılabilir. En belirgin örneklerden bazıları yukarıda belirtildiği gibidir.

Sinir sistemize yerleşen bir duygunun titreşimi bedenimizin muhtelif yerlerine konuşlanır. O alanda bulunan organlarında kendi orijinal titreşim seviyeleri vardır ve baskın duygunun titreşimi ile rezonansa girerek kendi titreşimlerini değiştirmeye başlarlar. Yani organlarımız o duygu ile özdeşleşerek kişilik yapımızı, davranışlarımızı ve fiziksel durumumuzu bozmaya başlarlar.

Uzun süreli durumlarda tüm hayatımıza etki ederek yaşam kalitemizi yerle bir etmeye başlarlar. Fobi den, depresyona ve fiziksel hastalıklara kadar bir çok sorunu da beraberinde getirirler.

Örneğin geçmişte sinirlendiğiniz bir olay karşısında oluşan bir duygu sisteminize yerleşerek sisteminizi kendi frekansına uyarlar. Aslında siz değil bedeninizin bir kısmı kendiliğinden sinirlidir. Ve dışarıda oluşan her durum ve olaya tepki vermeye başlayabilirsiniz. Hiçbir şey olmasa da organlarınız aslında hep sinirli bir durumdadır.

Bazen insanlar, neden çabuk sinirlendiklerini anlayamaz ve buna engel olamazlar. Bunun sebebi geçmişte yaşanmış bir olayın duygusal tortularının sistemlerinde konuşlanmış olmasıdır. Belki de buna neden olan olayı artık tamamen unutmuş ve hatırlayamaz olmuşlardır. Ancak beden sistemi halen o yaşanan olayın tortu duygusunu üzerinde barındırmaktadır.

Bedeninizde konuşlanan tortu duygu eğer korku duygusu ise kolayca korkan ve endişelenen bir insan olabilirsiniz. Tortu duygu bedeninizde ne kadar uzun süre kalırsa o kadar korkunuz artmaya başlar ve bunun sebebini bilemezsiniz. Çünkü artık durum sizin hakimiyetinizden ve hafızanızdan çıkmış beden hafızasına hücresel ve titreşimsel olarak kodlanmıştır.

Tortu duygular dönüştürülüp serbest bırakılmadığı sürece yaşam kaliteniz  fiziksel, ruhsal ve duygusal alanlarda sürekli ivme kaybetmeye başlayacaktır.

Genetik etkenler, yaralanma, beslenme bozukluğu ve duygusal travmalar ile beraber zayıflayan alanlarda konuşlanan tutsak duygular bulunduğu alanlarda acı ve ağrı olarak hissedilebilirler.

Sırtınızda dünyanın yükünü almış gibi hissediyorsunuz, aldatılmış veya hayal kırıklığına uğramış hissediyorsunuz. Bu durumda iken başka bir tanıdığınızın size anlattığı üzücü bir olaya karşı hissettikleriniz size zayıf olan bölgelere rezone olarak sizde yeni sıkışmış duygular da yaratabilir.

Siz ne kadar zayıfsanız dışarıda oluşan olaylar sizdeki sıkışmış gizli duyguları tetikleyerek genişlemesine neden olurlar. Bunun sonucu ise fiziksel, ruhsal ve duygusal bir bataklığa saplanmaktır.

Tortu duygular beden sinir sisteminde belirli bir manyetik alan yaratarak diğer organları bozmaya başlarlar. Nasıl ki banka kartlarının manyetik şeritleri bir mıknatıs ile beraber uzun süre temas ederse karttaki bilgiler silinir aynı şekilde organ, hücre, doku ve moleküllerimizde tortu duygularla sürekli uyarıldığında kendi görevlerini yapamaz olurlar çünkü hafızaları silinmeye başlamıştır. Bu durumda bizim dengemizi bozmak için yeterlidir.

Kanser ve benzeri hastalıkların nedeni de hafızasını kaybetmiş hücrelerin kontrolden çıkması durumudur. Sürekli tortu duyguların gizli baskısı altında kalan hücrelerimizin hafızasını kaybetmesi bu gibi sonuçlarada neden olmaktadırlar.

Hastalıklar, bedenimizin bizlere bir şeylerin yolunda gitmediğini söyleme şeklidir. Tüm bunlar yardım çağrılarıdır. Yardım çağrılarını bastırmak, ilaçlarla yok etmeye çalışmak, arabamızın yağ lambası yanarken üstünü bantla kapamaya benzer. Buna rağmen asıl sorun olan yağ değişimi yapılmaz ve araba sonunda işlevini yapamaz hale gelir.

Bedenimizin gizli zekasını aktive ederek kendi dönüşüm yolumuzu başlatabilir, kendimizi keşfedebilir ve hayatımızı her seviyede yeniden yapılandırabiliriz.

Pleiades Eğitim Seminerlerinde Bedenlerimizin Gizli Zekası Uyandırılır ve kendimizdeki potansiyeli kullanmayı öğreniriz. Varlığımızı yeniden keşfederek tortusal duygulardan özgürleşebiliriz. Yeniden aslımıza dönebilir ve içimizdeki ustanın bilgeliğine şahit olabiliriz.

ŞEREF TOLGA KURALAY

DENEYİMLER VİDEOLARI

Pleiades® Uygulama Seanslarında sık görülen “İSTEMSİZ KAS HAREKETLERİ” Sinir Sisteminin Aktive olması esnasında süregelen geri bildirimlerdendir.

Bilindiği üzere sinir sistemimiz, beynimiz ve kaslarımız elektriksel, elektromanyetik akımlarla kendi içerisinde bir network (ŞEBEKE) oluşturmuş durumdadır.

Söz konusu şebeke ağı tüm bedenimizi kaplayan bir sinir ağıdır.

Bu sistem üzerinde oluşan hasar ve yıpranmalar tüm beden sistemini etkilemekle beraber, ruhsal, duygusal, fiziksel ve zihinsel boyutlarda da karmaşaya ve kaosa neden olmaktadır.

Sinir sisteminin “İSTEMSİZ KAS HAREKETLERİNİ” yöneten “OTONOM SİNİR SİSTEMİ” aktive olduğunda tüm bedenimizi saran elektromanyetik yapının kendi orijinal dengesine kavuşmak için gösterdiği “REAKSİYON”, istemsiz kas hareketleri olarak dış düzlemde somut bildirimlere yol açabilmektedir.

  • Pleiades Seminerleri 2 günlük ve günde 7 saat süren programlardan oluşur.Seminerler Pleiades Seminer & Organizasyon Danışmanlık Hizmetleri tarafından düzenlenen ve organize Edilen kurumsal programlardır.
  • Seminer süresince çalışmalar Pleiades Eğitmenleri Şeref Tolga Kuralay ve Eda Kuralay tarafından yönlendirilir.
  • Seminer saatleri 10 :30 – 17:30 arasında devam etmektedir.
  • Pleiades Seminer süreci boyunca katılımcılar ile birebir özel aktivasyon seans uygulaması yapıldığından , katılımcılar ile özel ilgilenildiğinden,
    Her katılımcının kendi yapısına göre çalışmalar yapılarak öğrenimi devam eder.
  • Katılımcıların seminerlerden verim alabilmeleri adına katılım sayısı sınırlı tutularak en yüksek seviyede seminerden yarar sağlamaları amaçlanır.
    Seminer süresinde her katlımcı kendilerine özel aktivasyon seansları, hassasiyet çalışmaları, kendi potansiyellerini açığa çıkarma gibi konularda Deneyimsel bir sürece girerler.
  • Seminer sonunda her katılımcı Lisanslı Profesyonel Uygulayıcı belgesine sahip olur ve Pleiades Danışanlarına Hizmet verebilir.
    Programlar Seminerler ile kısıtlı değildir.
  • Seminer sonrası katılımcılara özel açılan WhatsApp gruplarında uzman eğitmenler tarafından destek verilir ve süreçleri takip edilir.
  • Destek, takip ve rehberlik süreci Pleiades Danışmanlık Hizmetleri tarafından ücretsiz ve sınırsız olarak devam eder.
  • Katılımcılara seminer sonunda Pleiades Kılavuz Kitapları verilir.
  • Seminer sonrası katılımcılar diğer illerde düzenlenen seminerlere ücretsiz katılım hakkı elde ederler ve seminerlerin ikinci günlerinde pratik yapmak amaçlı çalışmalara katılarak deneyim ve donanımlarını arttırabilirler.
  • Katılımcılar grup içi uzaktan seanslar düzenleyebilir, kendileride ücretsiz uzaktan seans programlarına katılarak tecrübelerini arttırabilirler.
    ——————————
    ☎ 0532 349 33 74
    ☎ 0543 717 22 87
    🦋 www.pleiades.com.tr
    💳 Seminer Katılım Ücreti
  • NAKİT : 2750 TL
  • KREDİ KARTI : 3250 TL
    ——————————
    Seminerler PLEİADES SEMİNER ORGANİZASYON DANIŞMANLIK HİZMETLERİ tarafından düzenlenmektedir.
    ——————————
    EĞİTMENLER
    ŞEREF TOLGA KURALAY
    EDA KURALAY

Pleiades® Seminerlerine kayıt olmak için iletişim numaralarımız üzerinden bizlere ulaşarak seminer programına katılım talebinizi iletebilirsiniz.

Programa Uygunluğunuz onaylandığı taktirde site üzerinden sisteme kayıt olabilirsiniz.

BİREYSEL ÇALIŞMALAR

Bireysel Pleiades uygulama çalışmaları 3 Pleiades uygulaması içeren kişiye özel programlardır.

Her Pleiades uygulaması 30 – 60 dakika arası sürmektedir. 2 gün birebir yakından ve 1 gün uzaktan uygulama yapılmaktadır.

Bu programlar bireyin kendine kendine uygulama yaparak  süreci devam ettirebilmesini ve Pleiades Uygulamaları yapabilmesini kapsamamaktadır.

Program sonu danışmanlık almak danışanın kendi tercihine bağlı olarak değişmektedir.

BİREYSEL ÇALIŞMA ÜCRETİ : 1000 TL + KDV

Pleiades eğitim ve bireysel seans seminerleri İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa illerinde belirlenen tarihlerde düzenlenmektedir.

Pleiades Danışmanlık olarak sabit bir ilde merkezimiz yoktur. Belirtilen illerde düzenlenen eğitim seminer organizasyonlarına kayıt olarak programlara katılabilirsiniz.

Pleiades® Uygulamaları, bireylerin kendi beden sinir sistemlerinin aktive olması amaçlı yapılan uygulamalardır. Bu uygulamalar, pasif duruma geçmiş ve canlılığını kaybetmiş sistemimizin aktif duruma geçmesi sürecidir.

Temel düzlemde bu durumun bizlerin doğal hali olduğu için insanlara, hayvanlara ve bitkilere uygulanabilir.

Uygulamalarda sınır yoktur.

Pleiades® uygulamaları teknik, rituel, ilaç, hipnoz vb yöntemler içermediğinden  olumsuz etkisi yoktur.

Bu uygulamalar İnsanın Kendi Doğasını Keşfetmesi ve potansiyelini en verimli şekilde kullanabilmesini sağladığından kendi doğal halimizi yaşamamızın olumsuz bir tarafı tabiki olmamaktadır.

23 Kasım 1974 İstanbul / Üsküdar doğumluyum.

İlk, orta ve lise yıllarımı İstanbul / Suadiye’de tamamladıktan sonra çeşitli firma ve otellerde muhasebe departmanlarında çalışmaya başlayarak hayata yeni bir adım attım.

2012 yılına kadar devam eden iş hayatım boyunca hayatı, kendimi ve evreni sorgulamak benim için ayrı merak konusu olmaktaydı.

Çocukluk yıllarımda yaşadığım aile içi travmalar ve kalıntıları beni nefes almaya zorluyordu.

Yaşadığım ilişkiler, beraberlikler sorun üstüne sorun yaratıyor ve bu sorunu çözmek bir yana sorunlar daha da büyüyordu.

Gençlik yıllarımı geçim derdi ve ilişki sorunları içinde boğulmaya harcadığımın farkında değildim.

Sanki travmalarım katlanarak çığ gibi büyüyordu.

Yavaş yavaş öldüğümü hissediyordum ve dünya büyük bir yük olmaya başlamıştı.

Duygusal olarak inişli ve çıkışlı bir hayata sahip olduğum dönemlerde kim olduğumu, amacımın ne olduğunu sorgulama duygusunun en tavan yaptığı zamanlardı.

Çocukluğumdan beri hep içimde benimle birlikte büyüyen “HER ŞEY GÖRDÜKLERİNDEN İBARET DEĞİL” düşüncesi benimle birlikte gelişerek hayat yolculuğumda bana eşlik ediyordu.

Ancak bu sorular ve cevapları da travmalarımın altında ortaya çıkmak için sanki gün sayıyordu. Büyük ve derin bir bataklıkta, karanlıkla boğuşan çaresiz bir insandım ve çığlıklarım içimde yankılanıyordu.

Bir yandan inişli çıkışlı bir hayatı devam ettirmek, bir yandan da içimden gelen “SEN BU DEĞİLSİN” arasında kalmak oldukça yorucu gelmeye başlamıştı.

Hayatımın dip noktasına gelen aşamasında tüm değer yargılarımın, anlayışımın bittiği noktada “ANLAMSIZLIK deryasının dalgaları arasında boğuşurken bir süre sadece hayatı seyretme ama anlamlandıramama durumuna geçmiştim.

Yaklaşık 2 ay kadar bu tarifsiz durumu yaşadıktan sonra bir arkadaş grubu içerisinde yaşadığım olağan dışı deneyimle beraber yeni dünyanın keşif kapıları da açılmaya başlamıştı.

Bu dünyayı seyreden ben ise yeni doğmuş bir Ben’di.

Anlamsız gelen her şey şimdi yeni bir anlam kazanmaya başlamış, evrenin varoluşsal sırları sanki bir film şeridi gibi zihnimden geçmeye başlamıştı.

Fiziksel belirtiler ile kendini göstermeye başlayan bir dönüşüm yoluna çıkmıştım.

Kısa bir süre sonra algılarımın açılması ve hassasiyet kazanması ile beraber deneyimlediğim birçok ruhani deneyimler ve etrafımda bulunan insanların da bu etkileri alarak yaşaması beni denemeler yapmaya sürükledi.

İnsanlar üzerinde uygulamalar yaparak ortaya çıkan bu yeni olgunun ne olduğunu anlama yoluna gittim.

Uygulama yaptığım insanların da hayatlarında pozitif dönüşümler olduğunu fark ederek ortaya bir sistem çıktığını ve bu sistemin insanlar için eşi bulunmaz bir değerde olduğunu ancak bundan kimsenin haberi olmadığını anlamam fazla uzun sürmedi.

Yurt dışından yabancı uyruklu insanların benimle irtibata geçerek bunu deneyimlemek üzere İstanbul’a gelmeleri beni şaşırtmıştı.

Sosyal medya üzerinden yayınladığım uygulama seanslarını merak eden enerji terapistleri ve şifacıların Türkiye’ye neden geldiğini anlayamamıştım.

Onlara bunun nedenini sorduğumda bugüne kadar birçok eğitim aldıklarını, uygulama yaptıklarını ancak bu çeşit bir uygulama denemediklerini söylemeleri beni daha çok araştırmaya sürükledi.

Birçok insan üzerinde uygulamalar yaptıktan sonra dünyada ilk kez ortaya çıkan “Frekans” boyutuna vesile olduğumu anladım. Anlayamadığım ise bunun neden sadece bende olduğuydu.

Ben tek başıma ne kadar ilerleyebilirdim? Daha sonra bu sistemi nasıl öğretebileceğimi sorgulamaya başladım. Bütün hayatım değişmişti. Sadece bu yaşadığım deneyimler benim eski hayatımı bana unutturmaya ve yeni biri olarak devam etmeme neden oluyordu.

Birçok kitapları okumaya ve araştırmaya devam ettim. Okuduğum kitaplar genellikle kuantum fiziği yasaları ve evrenin keşfedilmiş özellikleri ve teoriler üzerine olan bilimsel kitaplardı.

Bunun yanında doğu ve batı öğretilerini araştırmaya başlamıştım. Daha önce buna benzer deneyimleri yaşayanları aramalıydım.

Araştırmalarım sonucu ortaya çıkan bu  sistem daha önce aynı şekilde ortaya çıkan bir sistem değildi.

İnsanın kendi varoluşunun sırlarına kadar yolculuk etmesini sağlayan, insanlarda hızlı ve etkili çalışan birçok geri bildirim ve benim yaşadığım dönüşüm bunun kanıtlarını taşıyordu.

Çevremin ve birçok çevrenin baskısı ve komik durumlara düşmem umurumda değildi.

Daha önceki hayatımı ve o hayatı yaşayan kişi artık gitmişti.

Yeni biri vardı ve bu biri artık kendini birisi olarak tanımlayamıyordu. Bu durumun verdiği cesaretle hayatım sadece evrensel sistemi araştırmak ve öğretmek üzerine şekillenmeye başladı.

Pleiades® ismini verdiğim şifa sistemini 2013 yılından beri uygulama ve öğretime açarak bu konuda uygulayıcı ve eğitmenler yetiştirmeye başladım.

Yaşadığım tüm deneyimleri ve uygulamaları bütün olarak bu sayfaya aktaramasam da eğitim veya tanıtım seminerlerinde paylaşıyorum.

Dünden bugüne Pleiades® Sistemini öğretmenin ve eğitmenler çıkarmanın onurunu yaşıyorum.

22 Kasım 1976 Adana Doğumluyum.

Değişim, üzerine ne kadar düşünürseniz düşünün ne kadar araştırma yaparsanız yapın eyleme geçmediğiniz sürece gerçekleşmeyecek bir olgudur.

İnsan hayatı deneyimler  üzerine kuruludur.

Deneyimler tecrübelere dönüşür ve tecrübeler öğrenilmesi gereken her  şeyi bize öğretmek için var olurlar.

Hepimiz bu dünyaya öğrenmeye, gelişmeye ve hep ileriye doğru adım atarak, hep değişerek ve dönüşerek olgunlaşmaya, özümüzü ve gerçek potansiyellerimizi yaşamak ve yaşatmak için geldik.

Bizler kendine yolculuk yapan ve yolculuğu boyunca yolu hep kendine çıkan varlıklarız.

Benim yolculuğum ise yirmili yaşlarımda metafizik, bilim, kişisel gelişim ve spiritüel kitapları okuyarak ve araştırarak başladı.

Araştırmalarım uzun yıllar devam etti. İlerleyen süreçte Eskişehir Anadolu Üniversitesinin iletişim bölümünden mezun olduktan sonra iletişim sektöründe çeşitli firmalarda çalıştım ve yöneticilik yaptım.

Çalışma hayatım süresince  bir çok deneyime sahip oldum.

Her geçen yıl kendimle ilgili keşiflerim oluyordu.

Sezgilerim çok kuvvetliydi ve hayatımda bir şeyin olmasına niyet ettiğim zaman olduğunu gördüğüm gün içimde benden çok daha ötede bir güç olduğunu farketmiştim.

Neden buradayım ?  Yaşadığım hayatın ve deneyimlerin bana anlatmaya çalıştığı şey ne olabilir ?  şeklinde  sorular sormaya başlamıştım kendime.

Yoğun giden iş yaşamı durup düşünmeme ve hayatı sorgulamama neden olmuştu.Bundan daha fazlası olduğumu hissetmeye başlamıştım ve radikal bir  karar ile kurumsal iş hayatımı bıraktım.

Artık neyi araştırmam gerektiğini biliyordum.

Araştırmalarım sonucu 2014 yılında Eft Duygusal Özgürleştirme Tekniği eğitimini alarak değişim ve dönüşüm yolunda ilk adımımı attım.

Devam eden süreç içerisinde Reiki, Biyoenerji, Shambala ve son olarak Pleiades sistemi ile tanıştım.

Düşüncelerin, duyguların, olayların, içinde bulunduğumuz ve ilişkili olduğumuz her şeyin yalnızca enerji olduğunu ve enerjimizi nasıl kullanabileceğimizi, nasıl değişip dönüşebileceğimizi deneyimledim.

İçsel yolculuğum tüm hızıyla devam ederken aynı zamanda edindiğim bilgi ve tecrübelerimi ihtiyacı olan bütün dostlar ile paylaşıp kendini ve hayatını değiştirip dönüştürmek ve içsel yolculuğuna çıkmak isteyen herkes için  elimden gelenin en iyisini yaparak  tüm sevgim ile vesile olmaya  çalışıyorum.

Uzmanlık Eğitimlerim :

Pleiades® Sistemi 3B Uzman Eğitmen

Energy Eft Foundatıon – Temel Enerji Eft Eğitimi

Energy Eft Master Practıtıoner – Enerji Eft Uzmanlık Eğitimi

Goe  Energy  In Motıon Master Practitioner  Emo Uzmanlık Eğitimi

Goe Modern Stress Management Foundatıon – Temel Modern Stres Yönetimi Eğitimi

Goe Modern Stress Management Professıonel – Modern Stres Yönetimi Profesyonel Eğitimi

Modern Enerji Koçluk Eğitimi

Modern Enerji Uzmanlık Eğitimi

Pozitif Eft Eğitimi

Pleiades Danışmanlık İletişim Numaraları :

0 532 349 33 74

0 543 717 22 87