ASTROLOJİ BİZE KİM OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİR Mİ ?

ASTROLOJİ BİZE KİM OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİR Mİ ?

Astroloji, yorum katılmadan, insanları korku ve paniğe sürüklemeden, farkındalık katmak ve kendimizi tanımak adına kullanıldığı zaman insanın kendini bilmesi için faydalı bir alandır.

Astroloji, şu anki içinde yaşadığımız realite  “ 5 duyu dünyası ” için çok yararlı olabilir.

Gezegen ve yıldızların hareketleri, algılayabildiğimiz frekans bandında oluşan gerçekliğimizin bir yansımasıdır. Diğer bir deyimle “MATRİX” adı verilen zihin dünyamızın bilinçaltımıza kodlanmış, kendimizi tanımlama programıdır.

Gezegenlerin süregelen hareketleri, dünyamızı, insanları ve diğer canlıları etkileyen titreşimsel değişimleri tetikliyor. Bu sayede DNA yapımızla, kozmik sistem arasındaki veri akışı da etkileniyor. Bu veri akışının sonucu olarak kendimizi tanımlamaya ve “KİŞİLİK” kavramınızı oluşturmaya başlıyoruz.

Astroloji, yıldızlar arası etkileşim ile oluşan titreşim alanlarının arasındaki frekans devreleridir. Bizler hangi devrede doğmuş isek o devrenin özellikleri DNA yapımızı etkileyerek bizlerin “KİŞİLİK” ve buna bağlı “KAREKTER” yapımızı belirler. Yani programlanırız.

Diğer anlamda DNA yapımız doğdumuz andaki devrenin özelliklerine dayalı algoritmalar ile kodlanır.

Ancak burada anlaşılması gereken ve gözden kaçan önemli bir konu vardır.

Gezegensel hareketler, bilincimiz ile değil DNA yapımız ile veri alışverişine girer. Yani bu durumda astrolojiden, biz yani bilincimiz değil,  akıl, duygu, ve düşüncelerimiz etkilenir. Böylece bilinç kendini  “ İnsan Beden ” formunda bir kişi olarak tanımlamaya başlar. Gelen veriler aslında gerçek biz değildir. Bizim kendimizi tanımlama biçimimizi belirleyen kodlardır.

Bu durumda astroloji Bilincimiz ile değil “MATRİX” ismini verdiğimiz zihnimiz ilgili bir kavramdır.

Günümüzde insanlık Astrolojik bilgilere dayalı olarak kendini tanımakta, ve astrolojik bilgiler ve burçlarla kendilerini tanımlamaktadır. Yani zihinlerinde oluşan sanal bir benlik ile özdeşleşerek kendilerini zihin hapishanesine kapatmaktadırlar.

Eğer zihinsel tanımların ötesine sıçrama yapabilirsek astroloji ile kendimizi tanımlamanın ötesine geçerek “UYANIŞ” ve “HATIRLAMA” evresine adım atarız.

Kader olarak tanımlanan “ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ” hükümler kendini bir “İNSAN BEDEN” olarak tanımlamış ve Kendi hakikatinden uzaklaşmış bilinçler için geçerlidir. Nasıl ki gece uyuduğumuz da gördüğümüz rüyalar esnasında eğer rüyaya kendimizi kaptırmışsak, rüyada olup bitenlerden etkileniriz.  Duygu seviyemiz olaylara bağlı yükseliş ve iniş gösterir, işte aynısını realite de yaşarız.

 

“KADER” kendini “KİŞİ” olarak tanımlayan Bilincin, mutlak ve kaçınılmaz deneyimleri yaşamasıdır.

Kader, DNA üzerinde etkili olan astrolojik etkilerin, insan zihninde yarattığı program bütünüdür. Oysa ki bilinç için kaderden söz edilemez.

Madde algısına giren bir bilincin kendini unutmasını sağlayan bir “MATRİX” yazılımıdır astroloji.

Astroloji “MATRİX” ismi verilen zihinsel algı illüzyonunu destekleyen bir yan programdır.

Ben boğa burcuyum, ben yay burcuyum, ben kova burcuyum gibi tanımlamalar sadece ayrılık illüzyonunu desteklemek için idealdir. Ancak Birlik ve Bütünlüğü işaret edemez.

Bilinç, matrix yani zihin illüzyonlarından uyandığı zaman geçmiş ve gelecekte değil, hepsini kapsayan “AN” içinde kendini tanır. Bu durumda bir bilinç Astrolojik etkilerden özgürleşmiştir.

Bir çok tarot bakan, medyumluk yapan insanların veya astroloji ile ilgilenen insanların gelecekten haber vermeleri doğaldır. Onlardan duyduğumuz sözler bizleri uyandırabilir veya uyumaya devam ettirirebilir.

Ancak konunun temeline inersek bir takım varlıklarla iletişim kuran veya yıldızlarla iletişim kuran insanların verecekleri haberlerde aynı matrixin içinden olacaktır.

Bizlerin kim olduğu gerçeğine bizleri uyandırabilecek bir bilgi veya deneyim sunmaktan öte gelecekte kendimizi tanımladığımız kişiliğe olacak olanlardan haberler bizlere sunulur.

Bunların gelecekte gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Önemli olan bizin duyduklarımızla kendimize hipnoz ederek yeniden bilincimizi kapatıp, kapatmadığımızdır.

Her bireyin, bilincini matrixten özgürleştirmek ve kendini hatırlamak olduğunu da bu yazımız da bir kez daha vurgulamak yerinde olacaktır.

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

 

İlgili Makaleler

ŞİFACILIĞIN ALGORİTMASI VE ŞİFACILIK YANILGISI
STRES - BEDEN FİZYOLOJİSİ - UYANIŞ
BEYNİMİZİN KUANTSAL BOYUTUNU DEĞERLENDİREBİLİYOR MUYUZ?
PANİK ATAK NASIL BU KADAR YAYILDI ?
NEDEN ENERJİ ÇALIŞMASI YAPILMALIDIR ?
ENERJİ ÇALIŞMALARI İLE BİLİNÇALTI ÇALIŞMALARI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?
ENERJİ ÇALIŞMALARININ BİR YAN ETKİSİ VAR MIDIR ?
RUHSAL YOLCULUĞA ÇIKANLARIN İŞARET LEVHALARI
KALİTELİ BİR YAŞAM ARAYANLARIN BİLMESİ GEREKENLER
ENERJİ ŞİFA UYGULAMALARINDA (KORUNMA) VE ALTINDA YATAN GÜVENSİZLİK DUYGUSU
RUHSAL YOLCULUĞA ÇIKANLARA ÖNEMLİ BİR MESAJ
BİLİNCİN AKTİVASYONU VE ÖZGÜR İRADENİN DOĞUŞU
AFFETMEK BİR ERDEM DEĞİL UYKUDUR
SEVGİ, BİR DUYGU DEĞİLDİR
ŞİFA, İYİLEŞME DEĞİL UYANIŞTIR
MORFİK ALAN NEDİR ?
Değişim, uykuda olan bilincin rüyasıdır.
RUHSAL YOLCULUĞUNUZ VE GİZEMLİ MİSAFİRLER
ASTRAL SEYAHAT, DEĞERSİZLİK DUYGUSUNUN YANSIMASI MIDIR ?
STRES DÖNÜŞÜM EGZERSİZİ
SPİRİTÜEL ZIRH (KORUNMA) TUZAĞI
Etkinlik Takvimi