ASTRAL SEYAHAT, DEĞERSİZLİK DUYGUSUNUN YANSIMASI MIDIR ?

ASTRAL SEYAHAT, DEĞERSİZLİK DUYGUSUNUN YANSIMASI MIDIR ?

Son yıllarda spiritüel deyimlerin çok daha fazla kullanılması ile beraber fenomen bir deneyim olan Astral Seyahate farklı pencerelerden bakacağız bu yazımız da.

Astral seyahatin ayrıntıları üzerine değil de astral seyahatin kimlerin daha çok ilgisini çektiğine ve kimlerin daha çok bu deneyimi yaşadığını iddia ettiğine değineceğiz. Bilindiği üzere Astral Seyahat ruhsal olarak bedenden ayrılarak farklı boyutlara yolculuk yapmak ve hatta oradan haberler getirmek gibi birçok deneyimi de bünyesinde barındırıyor.

Biliyoruz ki algıladığımız her şey belirli bir frekans bandında seyreden ışık fotonlarının gözlerimiz tarafından algılanıp beyin tarafından elektromanyetik sinyallere dönüştürülmesi ve en sonunda yorumlanarak bize sunulması sonucu oluşan gerçeklik algımız dan ibaret.

Tüm bunlar beynimizin ve bedenimizin anotomisi ve işleyen sistemidir. Astral Seyahat ise aynı şekilde bir gerçeklik aktivitesidir. Bu etkinliğe, bildiğimiz gerçekliği beynimizin farklı bir yorumlaması da diyebiliriz. Tüm farklı boyutlar aslı itibari ile aynı tek boyutun farklı frekans bandının yansımalarından ibarettir. Yani tek bir gerçek ve o gerçeğin farklı olarak yorumlanması ile oluşan farklı boyutlar ve dünyalar.

Bu yüzden asıl gerçeği algılamak mümkün değildir. Çünkü gerçek, algılanabilecek bir olgu değildir. Bugün kuantum fiziği keşiflerinden “BİRLEŞİK ALAN” teorisi bu durumun açıklaması olabilir. Bunun ispatlanması bile mümkün değildir. Mümkün olmamasının sebebi “ALGI” denilen yorumlayıcının yorumlarının her biri beyin tarafından yorumlanan sınırlı bir dünya olmasıdır.

Bu durumda ASTRAL SEYAHAT konusu da sorgulandığında karşımıza yine algılar çıkıyor. Başka boyutlar var mıdır ve bu boyutlara seyahat olabilir mi ? Farklı algılamalar ve farklı gerçeklikler vardır fakat ayrı mekanlarda değil kafamızın içindedir.

Birçok insan yaşadıkları hayatı ve kendilerini olduğu gibi kabul etmez ve kontrol altına almak ister. Ancak hayatın kontrol edilemediği durumlarda dirençler oluşur. Yüzleşmek veya kabul etmek istemediğimiz olaylar bizlere ağır gelir.

Bunun sonucunda bu dünyadan uzaklaşmak ve başka bir dünya arayışına girmek kaçınılmaz bir ihtiyaç haline gelir. Değersizlik duygusu ve sevgi eksikliği çeken birçok bireyin ilgisini çekmeye başlayan spiritüel konular bir liman haline gelir.

İnternetten veya kitaplardan alınmış birkaç cümle ile hayaller kurulmaya başlar. Artık bu dünya ve bu dünyanın gerçekliğinden kaçmak isteyen bireyin algıları bu dünyaya kapanmaya başlar.

Bu kaçışla beraber beyin yeni dünyalar yaratmaya, varlıklar yaratmaya ve bu kurgunun içinde “KİŞİ BEN” olarak oyunu oynamaya başlar. Farklı yetenekleri olduğunu, boyutlar arasında gezebildiğini ve varlıklarla görüşebildiğini iddia ederek diğerlerinden üstün olduğunu ima etmeye başlar.

Buna inanmak zorundadır çünkü beyninin yarattığı bu gerçeklik ve farklı insan olma duygusu beden de dopaminin artmasına ve bireyin zevk almasına neden olur. Dopamine bağımlı olan birey ise artık bu kurgudan vazgeçemez. Değersizlik duygusunun verdiği sıkıntıyı çözebilen tek bir kimyasal salgılanan dopamindir.

Bir çok insanın dünya ve insanlarla çözemediği problemler vardır. Aldatılmış eşler, dağılan aileler, birbirini kıskanan insanlar, sevgisizlik ve birden ortaya çıkan astral seyahat ve aydınlanma rüyaları bireyi farklı alemlere taşıyabilir. Beynimizin bu sisteminden habersiz rüyalara dalıp girmek kaçınılmaz bir durum haline gelir.

Astral Seyahate çıkabilir olmayı bir üstünlük ve maharet olarak saydığımız da anlayabiliriz ki artık egomuzun oyununun bir parçasıyız. Bunu ya bilerek yaparız ve yalan söyleriz ya da gerçekten beynimiz bunu bize deneyim olarak yaşatır ve bizde sunulanı kabul ederiz.

Aydınlanma, astral seyahet olmadığı gibi diğer insanlardan üstünlük durumuna geçmek değil, üstünlük kavramının olmadığını anlayabilmektir.

Kimbilir belki de bir yerler de uyuyoruz da dünyada doğduğumuzun rüyasını yaşıyoruz kendimizden bihaber olarak.

 

Makalelerimize abone olabilirsiniz!

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

 

 

İlgili Makaleler

ŞİFACILIĞIN ALGORİTMASI VE ŞİFACILIK YANILGISI
STRES - BEDEN FİZYOLOJİSİ - UYANIŞ
BEYNİMİZİN KUANTSAL BOYUTUNU DEĞERLENDİREBİLİYOR MUYUZ?
PANİK ATAK NASIL BU KADAR YAYILDI ?
NEDEN ENERJİ ÇALIŞMASI YAPILMALIDIR ?
ENERJİ ÇALIŞMALARI İLE BİLİNÇALTI ÇALIŞMALARI ARASINDAKİ FARK NEDİR ?
ENERJİ ÇALIŞMALARININ BİR YAN ETKİSİ VAR MIDIR ?
RUHSAL YOLCULUĞA ÇIKANLARIN İŞARET LEVHALARI
KALİTELİ BİR YAŞAM ARAYANLARIN BİLMESİ GEREKENLER
ENERJİ ŞİFA UYGULAMALARINDA (KORUNMA) VE ALTINDA YATAN GÜVENSİZLİK DUYGUSU
RUHSAL YOLCULUĞA ÇIKANLARA ÖNEMLİ BİR MESAJ
BİLİNCİN AKTİVASYONU VE ÖZGÜR İRADENİN DOĞUŞU
ASTROLOJİ BİZE KİM OLDUĞUMUZU SÖYLEYEBİLİR Mİ ?
AFFETMEK BİR ERDEM DEĞİL UYKUDUR
SEVGİ, BİR DUYGU DEĞİLDİR
ŞİFA, İYİLEŞME DEĞİL UYANIŞTIR
MORFİK ALAN NEDİR ?
Değişim, uykuda olan bilincin rüyasıdır.
RUHSAL YOLCULUĞUNUZ VE GİZEMLİ MİSAFİRLER
STRES DÖNÜŞÜM EGZERSİZİ
SPİRİTÜEL ZIRH (KORUNMA) TUZAĞI
İLİŞKİ SORUNU BİR SORUN DEĞİLDİR.
  • 122
  •  
  •  
  •  
  •  
Etkinlik Takvimi